BORÇ TAVANI - MALİ UÇURUM -- rocco

Arkadaşlar selam bildiğiniz üzere kritik bir yol ayrımına daha yaklaşmış durumdayız. Konunun önemine ilişkin olarak ana sayfada paylaşımda bulunmak istedim.
 
Mali uçurumla kast edilen , önceki dönemden kalma esaslı vergi indirim süresinin dolması  , ayrıca ABD bütçesinde öngörülen otomatik kesintinin devreye girecek olması sonuç aolarak ABD yi mali uçuruma sürükleyeceği öngörülmektedir. . Yani halktan daha çok vergi alınacak ve kamusal harcamalar otomatik olarak kısılacaktır. Bütçeyi dengelmek için bu yolla 7 trilyonluk harcama kısıntısı ve vergi artışı  olacağı bununda ilerleyen süreçte ABD ekonomisini olumsuz etkilemesi beklenmektedir. Çünkü daha çok vergi ödeyen halk doğal olarak  daha az harcama yapacak , talep düştüğü için büyüme oranları azalacak , diğer tarafdan kamusal harcamalar son dönemde büyümeyi destekleyen en önemli etmenler arasında olduğundan bunlarında azalması büyümeyi olumsuz etkileyeck , işsizlik artacak Buna da mali uçurum denilmektedir. ABD nin böyle bir süreçte tekrar resesyona gireceği öngörülmektedir. 
 
Borç tavanıyla kast edilen , ABD hükümetinin harcamaya yetkili olduğu sınırdan daha fazla borçlanmış olması ve fazladan oluşan bu borcun ödenmesi konusunda senato ve temsilciler meclisinin onayının gerekli olmasıdır. Borç ödenemezse ABD temerrüde düşmüş sayılacak . 
 
Tabi bu iki olgu Demokratlarla Cumhuriyetçilerin bu konularda anlaşamaması senaryosu üzerine kuruludur.  Anlaşırlarsa temerrüt durumu bertaraf edilecek , anlaşmanın içeriğine göre ilerde olası  resesyonun önüne kısmen geçilebilecektir. 
 
İlk olarak , vergi indirimini sağlayan yasanın son bulması ile artan vergi yükü Romney 'in temsil ettiği zengin kesimin de işine gelmez. Esaslı vergi indirim süresinin dolamsına ilişkin kanun  geliri 250000 usd üzerinde olan halkı daha çok etkileyecek nitelikte . Cumhuriyetçi aday Romney kamusal harcamalrın azaltılmasını , devletin bu yolla küçülmesini savunurken diğer taraftanda özel sektör üzerinden ek vergiler alınmasına karşı bir propaganda sürdürmüştü. Önceki açıklamlarında özel sektörden alınacak verginin azaltılması sonucu özel kesimin daha güçlü bir mali yapıda olacağını ve yatırmlarına yön vereceğini ileri sürmekteydi Bu açıdan bakıldığında esaslı vergi sisteminin devreye girmesi Romney tarafından kabul edileceğini zannetmiyorum. Diğer tarfatan kamusal harcamaların azaltılması da Obamının orta sınıfı güçlendirme ve büyümenin önünü açma temel planına darbe niteliğindedir. Ne kadar az kamusal harcama o kadar az orta sınıfın desteklenmesi ve büyümenin sağlanması demektir.
 
 Evet 2011 yılında borç tavanının arttırılması konusunda ciddi bir muhalefet doğmuştu ancak o dönemki siyasi ve ekonomik süreçle şu andaki siyasi ve ekonomik çok farklılık arz etmektedir. Geçen süreçte ABD nin Bütçe Açığı / Gay. Safi Milli Has. oranı ile şu andaki oran farklıdır. 2011 yılında bu oran % 8,6 larda iken bulunduğumuz süreçte bu oran % 7 lere düşmüştür. Bu bakımdan Obama masya oturuken bütçe açığının gayri safi milli hasılaya oranı bakımında eli daha kuvvetlidir. İkinci olarak bu süreçte Obamanın elinde otomatik olarak devreye girecek vergi sistemi kozu da vardır. Her ne kadar vergi artışları özel kesimin gelirini azaltacak öngörüsü olsada - ki öyle - zaten Obamanın söylemleri buna paralel nitelikte değilmidir. Ne demişti zenginden alacağız. Vergi indiriminin kaldırılmasına ilişkin yasa daha çok 250000 usd üzeri gelir kısmını etkileyecğinden bu açıdan bakıldığında bu kanunun devreye gimrsi Obamadan çok Romney i zorlayacak niteliktedir.  Zira süreci bir bütün olarak değerlendirecek olursak kamusal harcama kısıntısı ve borç tavanının arttılmaması Obamayı zor durumda bırakıyorsa , vergi kesintisindeki indirimin kalkması Romney'i köşeye sıkıştıracak nitektedir. 2011 yılında masya oturulduğunda ise ipler Cumhuriyetçilerin elinde idi. Şu anda kısmende olsa silahların eşitliği durumu vardır diyebiliriz. 
 
2011 yılında yaklaşan bir ABD seçim süreci vardı , ülkeyi yönetmekte aciz bir başkan imajı yaratmak , kamusal harcamalrın azaltılması yolu ile istihdam yaratamayan , istenilen büyümeyi sağlayamayan bir başkan portresi bu yılki seçimler için büyük bir avantaj salayacaktı. Onun içindirki borç tavanın arttılrmasında en çok uygulama süresi , arttırılacak miktar ve kamusal alanda yapılacak kesinti üzerinde yoğunlaşmıştı. Süre ve mikat bakımından Obamanın başarısı vardır. Çünkü borç tavanı konusunun tekrar seçim öncesi gündeme gelmemesi ve karşı tarfın eline bu konuda koz verilmemesi konusunda süre 2012 yılı sonuna bilinçli olarak sarkıtılmıştır. Sözün kısası sorunun seçim sonraına kalması bu yönü ile etki derecsini düşürmektedir. 

Ekonomik durum açısından da bariz bir farklılık vardır. 
Bakın 2011 yılı borç tavanı sürecinde ABD verilerine 
Tarım dışı istihdam . Temmuz 2011 - 18 K     ( Şu anda 157 k ) 
İşsizlik oranı .             Temmuz 2011 - %9,2    ( Şu anda % 7,9 ) 
Aylık işsizlik sigortası başvuru  ortalaması , Temmuz 2011 - 409 K  ( Şu anda 359 K ) 
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ( Büyüme )  ,       Temmuz 2011 -  %1.3  ( Şu anda % 2 ) 
Aylık devam eden İşsizlik başvuru ortalaması  , Temmuz 2011 - 3700 K ( Şu anda 3195 k ) 

Ekonomik alanda toparlanma sağlamış bir yönetim ,üstüne üstelik 2. defa seçilmiş olmanın verdiği özgüvenle halkı daha çok arkasında hisseder. 
 
Son olarak 2011 yılında 1900 usd zirvesine giren yolda tek önemli gelişme borç tavanı krizi değildi . Evet etkisi oldu ancak yaşanılan o süreçte başka değişkenlerde işin içine girmiştir. 
1- Kredi derecelendirme kuruluşları ABD yi not indirimini D seviyesine çekmekle tehdit etmişlerdi 
2- ABD nin krizin aşılması sonrası notu bir basamak indirilmişti. 
3- Yaklaşn Jackson hole öncesi QE3 beklentisi had safhadaydı ( Beklenen QE 3 aylık 40 milyar usd lik alımdan çok daha kapsamlı olarak öngörülüyordu ) Zira önceki iki örnekte toplam 2,350 trilyon dolarlık alım yapılmıştı. 

 
 ABD nin ekonomik alanda daha sağlam durumda olması , seçim sürecinin sonlanmış olması , bütçe açığının önceki sürece oranla daha kabul edilebilir bir seviyeye çekilmiş olması , bu sefer masaya otururken Demokratlarında ellerinde kozların bulunması süreci daha az sancılı kılabilir. Benim öngörüm kamusal harcamalarda bir miktar azalma öngörüleceği , vergi indirimine devam edileceği ve borç tavanının 1-2 yıl süreyi kapsayacak şekilde yukarı çıkartılıp ABD nin temerrüdünün önüne geçileceği yönündedir. Onsun bu süreçte seyride anlaşmanının ne kadarlık bir sürede olcağına ve içeriği ile yakından ilgili olacaktır. Anlaşma sağlanmasına kadar bir miktar fiyatlama yapılabilse de sonuç aşamasından sonra bu fiyatlamanın yerini satışa bırakacağını düşünüyorum. Cumhuriyetçilerin göstereceği direnç 1800 usd seviyelerinin görülmesine dahi yetmeyebileceğini düşünüyorum. Ons bazında ilerleyen süreçte düşüş beklentim hala geçerlidir. Kişisel görüşlerim olup yatırım tavsiyesi değildir.   Saygılar iyi akşamlar. 
 
 
 
 
 
 

Not: Burada yazılan yorumlar kesinlikle yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Kişisel görüşlerdir. Doğru ya da yanlış olabilir, doğruluğu hiçbir zaman garanti edilmez. Sitedeki yazılar kaynak gösterilerek ve izin alınarak yayınlanan yazılar ya da site üyelerinin yazılarıdır. Site üyeliği ücretsizdir.

Yorumlar

herşey kötü giderken

rocco kardeşim, herşey kötüye giderken altının düşeceği kanaatinde nasıl bulunuyorsun?

Ons - Dolar

Arkadaşlar selam ,
Onsda yaşanan son yükseliş sonrası tekrar 1800 usd üzeri beklentilerin canlandığı bir döneme girmiş durumdayız. İlk olarak bulunduğumuz süreç itibari ile onsun 1800 usd bandını geçmesini açıkçası çok zor görüyorum. 1670 usd üzeri yaşanan artış sonrası benim beklentim ilk etapta 1720-1730 usd aralığından geri çekilmenin yaşanacağı yönünde idi. Bu aralık uzunca bir uğraş sonrası kırıldı. Şimdi bir çok arkadaşımızın belirttiği gibi acaba 1800 usd üzerine mi gideceğiz yoksa ons bu seviyeleri görmeden ciddi bir biçimde geri çekilmeye başlayacak mı ? Şahsi düşüncem bu aşamadan sonra yaşanacak artış onsun 1800 banıdını kırmaya yetecek güçte olmayacağıdır. Evet artış beklediğimizden yüksek oldu bu yükseliş 1760-1770 bandının görülmesini sağlayabilse de süreçte yaşanacak gelişmeler benim düşünceme göre daha da yukarı çıkamayacağı yönündedir. 1800 usd üzerini kesinlikle beklemiyorum , olursa cok ciddi yanıldığımızı kabul etmek gerekir. 
Bu beklentilerim ise önümüzdeki 2 hafta içersindeki gelişmelre dayandıryorum. 
1- İlk olarak önümüzdeki hafta ABD büyüme verisi açıklanacak olup büyüme oranı beklentisi % 2,8 olarak öngörülmüştür. 
2- Önümüzdeki hafta açıklanacak büyüme verisi beklenti doğrultusunda % 2,8 seviyelrinde gelirse bir sonraki hafta açıklanack işsizliğk oranı ve tarım dışı istihdamda kayda değer bir düzelme görülebilir. Aylara göre yapmış olduğumuz çalışmlarlarda büyüme verisindeki canlanmanın işsizlik oranını aşağılara çektiği ve daha yüksek tarım dışı istihdam verileri sağladığını görüyoruz. Özellikle aralık  ayının ilk haftası açıklanack veriler onsu baskılamya yetecek güçte gelebilir. 
3 - ABD borç tavanı ve mali uçurum konusunda Cumhuriyetçiler ile demokratların yakın bir zaman diliminde anlaşma ihtimalleri var olup bu konu gündemden düştüktek sonra ons bazında düşüş kaçınılmaz olacaktır. Bu konuda anlaşmanın sağlacağı yönündeki beklentim hala geçerlidir. 
4- Yunanistanda yaşanan kemer sıkma politikaları yönetimdeki hükümette çatlak seslerin yükselmesini arttırmış durumdadır. Son kemer sıkma kararlarının onaylanması sırasında bir kısım milletvekili partisinden ihraç edildiği gibi bir kısmı da istifa etmiştir. Mevcut hükümet 3 partili yönetime dayanmakta ve uygulanan politikalar Yunan halkından ciddi muhalefet görmektedir. Bu ayrışma ilerleyen süreçte daha fazla derinleşip koalisyon hükümetinin çoğunluğu kaybetmesine kadar uzanabilir. Yunanistan konusunda çok ciddi riskler olup AB krizinin yeniden alevlenmesi için çok geçerli bir nedendir. 
 
Endeks 81,35 seviyelerinden geri dönüş yoluna geçmiştir. Bu çekilme 79,70 seviyelerine kadar olabileceğini burdan tekrar 80,5 seviyelerine çıkış yaşanacağını düşünüyorum. Sonrasında son bir defa daha 79-80 bandını görse dahi artık 82 endeks üzeri seviyelre sürecin ilerleyeceğini, düşünüyorum. Bu son aşamada dolar kuru 1,84 TL seviyelerini göreceği benim beklentimdir ve halen bu beklentimin arkasındayım. Özellikle 1,77- 1,78 bandına sarkmaların alım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini  düşünüyorum. 
Daha önce yapmış olduğum tüm açıklamalar geçerli olup düşüncelerimde hiç bir değişiklik yoktur. Saygılar. 
 

sn Egeli

Bizlerde sizin gibi değerli bir üstadla  olmaktan çok mutluyuz , rica ederim. 

ROCCO KARDEŞİM

Bu siteye üye olduğumdan beri her zaman şunu savundum.yorumlarnızı ve tezlerini somut kavramlarla anlatırsanız ve açıklarsanız hem açıklayıcı hemde öğretici olursunuz ve duygularla yatırım yapmamayı aşılarsınız.gerçekten ekonomi bilginiz araştırma ve sentezleme özelliğiniz çok güzel.altın borsası sitesinin emsal siteler arasında çok ileride olduğunu hepimiz biliyoruz ve bununda sizin gibi değerli kişiler sayesinde olduğunu taktir ediyoruz.elinize sağlık.

Çalışmadan, öğrenmeden,yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonrada istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

sn BluBey

Rica ederim , bunlarda benim beklentilerim ama farklı fikirler doğrultusunda yatırım yapmakta yarar vardır. Konuya ilişkin olarak çok sayıda yapılmış yorum var hepsi benim gözümde eşit kıymettedir. Tüm arkadaşlarımın ellerine sağlık. 

Syn rocco tek kelimeyle

Syn rocco tek kelimeyle mükemmel
hem bu süreçte kullanılacak terminoloji ve kavramları açıklaman hem de sürecin onsu nasıl etkileyeceği yorumun OBAMA yı izlerken onun adımlarından neler okuyacağımıza ışık tutuyor
tşkler

İçeriği paylaş İçeriği paylaş